KIL DÖNMESİ KİMLERDE GÖRÜLÜR ?

Tıp dilinde Pilonidal Sinüs olarak geçen kıl dönmesi toplumda çok sık rastlanan bir hastalık değildir. Ancak bir kez yaşandığı zaman tekrar nüksetme ihtimali oldukça yüksek olan bir rahatsızlık olduğunu söylemek yanlış olmaz. Şu ana kadar bunun tersini gösterecek bir tedavi şekli bulunamamıştır.  Tedavi çözümleri genişletilmeye devam ederken, kıl dönmesi probleminin genelde kimler üzerinde görüldüğünü belirlemek adına yapılan araştırmalar göstermiştir ki kadınlara oranla erkekler daha potansiyel gözükmektedirler. Bunun sebebi ne yazık ki şu an belirli olmasa da hastalığın tedavisi adına yapılan araştırmalar sonuçların bu yönde olduğunu göstermiştir.

Hastalığın daha çok görüldüğü cinsiyetin erkekler olması biraz aslında erkeklerin kıl yapısı bakımından daha yüksek bir yoğunluğa sahip olmasıdır. Bu elbette kıl dönmesini bir bayanın yaşayamacağı anlamına gelmemektedir. Ancak bir yüzdeleme yapılırsa erkekler buradan daha büyük bir pay dilimiyle ayrılır. Buna ek olarak yapılan araştırmalar sonucu belirlenen bir olgu da şişman kişilerin bu hastalıktan daha muzdarip olduğudur. Bunun nedeni ise şişman kişilerin ter bezlerinin zayıf bireylere oranla daha fazla çalışmasıdır. Elbette bunu da genele yayamayız ancak kıl dönmesi oluşumunun yaşandığı bölge daha çok kuyruk sokumu olduğundan, kilo fazlası ne kadar artarsa bu bölgede biriken kılların farkedilmeside o kadar güç olmaktadır. Böylece sürtünme sonucunda ter bezi deliklerinden içeri giren kıl miktarıda artmış olur.

Yaş aralığı incelenecek olursa daha çok gençlerde görüldüğünü söylemek mümkündür. Bunun sebebi yaş olarak daha küçük bireylerin cilt yapılarının daha hassas olması ve kılların ter bezi deliklerinden giriş yapmasının daha rahat olmasıdır. Bir aralık belirlemek gerekirse genellikle 15 -25 yaş aralığı saptanabilir. Ayrıca genellikle 30 yaşından sonra kıl dönmesi rahatsızlığına rastlanması bir hayli güçleşir. Bu yaştan sonra kıl dönmesi oluşumu görülürse, bunun çok daha önceden başlamış bir süreçte olduğu düşünülür.